• 29 Haziran 2022 06:15

Sait ORHAN

Öğretmek için Öğrenin- Öğrenmek için Öğretin

Benim için BAŞARI Nedir?

BySait ORHAN

Mar 13, 2022

Başarı kelimesi sözlükte “bir işi istenilen bir biçimde bitirmek” olarak tabir edilmektedir. Bu sebeple başarı kriteri kişiden kişiye değişen bir olgudur. Böyle bakıldığında başarıyı kendine hedef koyan herkesin, kendi isteklerine göre kendi başarı tabirini yazması gerekmektedir.

“Peki benim başarı tabirim nedir?” diye kendime sorduğumda bu soruya cevap olacak bir başarı bildirgemin olmadığını fark ettim. İşte benim başarı bildirgem 🙂

Öncelikle başarı belgemin temelini; lisede iken çevremde bilgisayar mühendisi olmadığını fark ettiğimden “bu alanda bana ihtiyaç var” diyerek tercih etmemin sonucu olarak mesleğimle alakalı olarak çevreme en yüksek düzeyde fayda sağlamamdır. Zira şunu gördüm ki gerek ümmet gerekse millet olarak yaşadığımız sıkıntıların temelinde zahirde teknolojideki eksikliğimizdir ve ben şuan bu teknoloji alanında bir eğitime sahibim ve bu tecrübemi daha da ilerletmek için gerekli alt yapıya sahibim. Eğer bunlara rağmen elimden geleni yapmazsam ve bildiklerimi kendime saklarsam veya bildiklerimi daha da geliştirmeye çalışmazsam yarın mahşerde Allah’ın huzurunda bundan sorulacağımdan korkarım. Bu sebeple başarı belgemin ilk maddesi: Sahip olduğum tecrübelerimi ümmet ve millet faydasına en yüksek düzeyde kullanmak ve bu uğurda kendi rahatımdan vazgeçmeyi ve kendi rahatımı ahiretime saklamayı başarabilmemdir.

Başarıya giden yolda ikinci kriterim de başarıya ulaşırken ailemi ihmal etmemektir. Zira birinci derece sorumlu olduklarımız ve geniş daireden önce kendi dar dairemizdir. Özellikle eğitimleri noktasında bize tamamen bağlı olan çocuklarımızı ihmal ederek elde ettiğimiz başarının eksik kalacağı kanaatindeyim. Tamam onları hiç bir şekilde ihmal etmeden iş hayatında başarıyı yakalamak çok zor ancak bunu öne sürerek yaşayacağımız büyük ihmaller en yakın zamanda karşımıza çok daha büyük problemlerle çıkacaktır.

Çocuklarımızı ihmal etmeden başarıya gidecek yolu yürürken onları da beraberimizde tutmanın yollarını geliştirirsek kesinlikle çok daha keyifli bir çalışma ve başarıyı yakalarken onlarla da zaman geçirmeyi başarabiliriz. Benim bu konuda izlediğim yol şu oldu: Çocuklarımın bebekliklerinde üzerlerine devrilmeyi engelleyecek tedbirleri aldıktan sonra kitaplığımı “kitapları yırtarlar” korkusu ile onlardan uzağa koymadım. Büyük oğlumda bir kitabın arka kapağını, küçüğünde ise bir cep kitabını feda ettim ancak sonuçta onlarla beraber kitap okumayı öğrendik. Benim buradaki düşüncem şuydu: yırtılan kitabın sayfasını bantla tamir ederim, ikiye yırtılan kitabı tekrar bir tutkal ile ciltlerim, tamir edilemeyecek bir şekilde zarar gördüyse yenisini alırım ancak onlara kitapları sevdirmenin bir maddi karşılığı olamaz. Ve şuan sonuçta elime kitabımı aldığımda onlarla beraber okuyabiliyor, onlar okumayı henüz bilmese de öylece kendilerince taklit ediyorlar. Şu aşamada taklit etmeleri de yeterli zaten 🙂

Ve nihayetinde başarı benim için;

  • Ümmetime ve milletime bütün şartlarımı zorlayarak fayda sağlayabilmek
  • Maddi manevi eşimin yanında olup ondan “Ben senden razı oldum, Allah da senden razı olsun” sözünü duymak
  • Çocuklarımdan “Baba! İyi ki varsın.”, “İyi ki babamsın” sözlerini duymak
  • Geriye dönüp baktığımda “Evet, elimden geleni yapmaya çalıştım ve rahatımı ilk paragrafta söz verdiğim üzere feda ettim” diyebilmek

Peki benim için başarı ne değildir: Kısa ve net şekilde;

Başarı benim için “xxxx para kazandım” demek değildir. Çünkü yukarda saydığım başarı kriterlerimin hiç birini hiç bir maddi kazanç kazandıramaz bana. Ancak minimal düzeyde bile olsa hayatını kimseye muhtaç olmadan sürdürebilmek elbette ki başarı yolunca kafanın rahat olmasını ve daha yüksek fayda sağlamayı sağlayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.